|
The name emerald comes from the Greek 'smaragdos' via the Old French 'esmeralde', and really just means 'green gemstone'. Innumerable fantastic stories have grown up around this magnificent gem. The Incas and Aztecs of South America, where the best emeralds are still found today, regarded the emerald as a holy gemstone. However, probably the oldest known finds were once made near the Red Sea in Egypt. Having said that, these gemstone mines, already exploited by Egyptian pharaohs between 3000 and 1500 B.C. and later referred to as 'Cleopatra's Mines', had already been exhausted by the time they were rediscovered in the early 19th century.
ZÜMRÜT HAKKINDA BİLGİ
Parlak yeşil renkli bir berilyum ve alüminyum silikatı. Be3Al(SiO3)6 formülü ile gösterilir. M.Ö. 200 senesinden beri çok kıymetli mücevher taşı olarak kullanılmaktadır. Büyük İskender, Kleopatra ve Romalılar zamânında büyük ölçüde mâdenciliği yapılmıştır. Güney Amerika’yı işgal eden İspanyollar tarafından da burada bulunan insanların ellerinden alınıp Avrupa’ya taşınmıştır.
Tarihten bu yana pek çok toplumun kültüründe zenginliği simgeleyen zümrüt, içeriğindeki krom ve vanadyumdan aldığı eşsiz yeşil rengiyle hayranlık uyandıran bir taştır. Parlak yeşilin yanı sıra, sarıya çalan yeşil ya da karanlık yeşil renklerine de rastlanır.
Zümrütler nadiren kusursuzdur, bu yüzden çoğunlukla yağlanarak çatlak ve boşluklarının dolması, kusurlarının gizlenmesi, renginin canlılaşması sağlanır. Materyal kaybını azaltmak için genellikle düz-kesim uygulanır ki buna zümrüt kesimi de denir. Oymacılık ve kabartma yöntemleriyle kusurlar atılarak en iyi sonuca ulaşılır. Günümüzde zümrüt laboratuar şartlarında da üretilebilmektedir. Bugün en iyi zümrütler Kolombiya’da çıkarılmaktadır. Diğer kaynaklar Avusturya, Hindistan, Avusturalya, Brezilya, Güney Afrika, Mısır, ABD, Norveç, Pakistan ve Zimbabwe’dir.
|